Danışmanınız
Birgül Kurt
Yirmi yıldır Sapanca'da emlak danışmanlığı yapıyorum. Bu göl kıyısındaki mahalleleri, dar yolları, evleri tek tek tanırım — çünkü hepsini bizzat gezdim.
Emlak işine sonradan geldim. Yıllarca belediyenin imar müdürlüğünde çalıştım; masanın öbür tarafında, arsaların imar durumunu, evlerin tapularını, hangi parselde ne yapılıp yapılamayacağını gün be gün okudum. O yıllar bana şunu öğretti: bir mülkün gerçek değeri göründüğünden değil, kâğıdından belli olur. Alanımla ilgili eğitimi de aldım; ama asıl okulum o müdürlük, sonrasında da tek tek gezdiğim evler oldu.
Bir ev almak, çoğu insanın hayatında verdiği en büyük karardır. Bu yüzden acele ettirmem. Size bir yeri önermeden önce kendim giderim — yerinde bakar, sahibiyle konuşur, evrakını okurum. Hangi yolun kışın kapandığını, hangi arsanın önünün açık kalacağını, hangi tapuya iki kez bakmak gerektiğini bilirim. İçim rahat etmeyen bir yeri size hiç göstermem.
Bu işi bir alışverişten çok bir emanet olarak görüyorum: doğru evi, doğru insana, doğru zamanda kavuşturmak. Yıllar sonra sokakta karşılaştığımızda gülümseyerek selamlaşabilmek — benim için asıl kazanç budur.
Çocuklarımı bu şehirde büyüttüm; şimdi de torunlarımın anneannesiyim. Bir yuvanın ne demek olduğunu, bir ailenin bir eve neler sığdırdığını iyi bilirim. Size de kendi aileme gösterdiğim özenle bakarım.
Yirmi yıldır aynı ilçedeyim. Elimdeki tek sermaye güven — ve onu her işte yeniden kazanmaya çalışıyorum.
Nasıl çalışıyoruz
Görmediğimiz evi yayınlamayız.
Portföydeki her mülkü yerinde gezdik, sahibiyle konuştuk. Bu yüzden ilan sayımız az — ve bu bilinçli.
Tapuyu ve imarı önce biz okuruz.
Bir evin ya da arsanın kâğıt üstündeki durumu, göründüğü kadar önemlidir. Sürprizi satıştan sonra değil, önce konuşuruz.
Aceleye getirmeyiz.
Size uymayan bir evi satmak, kısa vadeli bir kazançtır. Yirmi yıldır aynı ilçedeyiz; burada itibar tek sermayedir.